Stories

Serin ve Leziz Bir Tatil: St. Petersburg

600x450

Sıcaklardan bunaldınız mı? Tatil planını yapıyor, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak istemiyoranız; belki de serin tatil alternatiflerini araştırmanın tam sırasıdır. Ne tesadüf ki size püfür püfür bir önerimiz var: St. Petersburg…
Moskova’nın 700 km kuzeybatısında yer alan ve Neva Nehri ile çevrelenen şehir ilk bakışta zarif binaları ile dikkatinize nail olacaktır. St. Petersburg Baltık Denizi kıyılarının 42 adası üzerine tüm albenisi ile serilmiştir. 1703 yılında donanmalara oldukça düşkün Çar 1. Petro tarafından Avrupa’ya açılan kapı olarak kurulan ve 200 yıl boyunca ülkenin başkenti olan şehrin ismi Rus devriminden sonra Leningrad olarak değiştirilmiştir.
İstanbul’dan 4 saatlik bir uçuşun ardından ulaşacağınız şehri ziyaret etmek için en iyi zaman Haziran Ağustos ayları arası. Bu aylar St. Petersburg’da beyaz geceler ve ılık günlerin hükmü altında… Saatin kaç olduğuna aldırmadan gün ışığının keyfini çıkarmak ve gökyüzündeki şiirsel ışıkları seyretmek her gezginin yaşaması gereken bir deneyim. Yolculuk için bavulunuzu hazırlarken havanın 20 derecenin çok üzerine çıkmadığını göz önüne almalısınız. Kışın gün ışığının şehri ziyareti 6 saate kadar düştüğü ve hava sıcaklığı 0’ın altında seyrettiği için kış seyahatiniz yaz ayları kadar keyifli geçmeyebilir…

Doyumsuz Manzaralar ve Sanat Eserleri

St Petersburg’un Champs Elysees’si olan Nevsky Prospect’ten şehri gezmeye başlayabilirsiniz. Tablo koleksiyonunun büyüklüğü ile kendine Guinness Rekorlar kitabında da yer bulan dünyanın en önemli beşinci müzesi Hermitage ve Saray Meydanı da bu cadde üzerinde yer alır. Aslen Rus çariçesi II. Katerina’nın kışlık sarayı olan Hermitage Müzesi 1852 yılından bu yana kamusal alan olarak kullanılıyor ve 3 milyonun üzerinde sanat eserine ev sahipliği yapıyor. Şehirdeki ilk gününüzde Eski Liman Fenerleri’ni, çarların ve Katerina’nın mezarlarının bulunduğu Peter ve Paul Katedrali’ni ve Kazan Katedrali’ni görebilirsiniz. St Petersburg’a neden “ Rusya’nın Venedik’i ” dendiğini öğrenmek için Neva Nehri’nde bir tur atabilirsiniz. 74 kilometre uzunluğundaki nehrin 30 kilometresi şehrin içinden geçer. Kanallar ve köprüler arasında yapacağınız bu keyifli yolculuk size şehri tanıma fırsatı verecektir.
St. Petersburg bir kültür başkenti… St Petersburg için sıkça kullanılan “Avrupa’daki pencere” sözü Puşkin’e aittir. Şair, eşine isimsiz mektuplar yazarak kur yapan bir Fransız askeri ile yaptığı düello sonucu St. Petersburg’da hayatını yitirir. Puşkin’in evi de müze olarak ziyarete açıktır. Şehrin Dostoyevski’nin eserlerindeki yeri de oldukça büyük. Yazarın Suç ve Ceza, Ezilenler kitapları St. Petersburg’da geçer. Dostoyevski’nin 1878’den ölümüne dek yaşadığı ve Karamazov Kardeşler’i kaleme aldığı ev de müze olarak kullanılıyor.

Dünyaca Ünlü Lezzetler

Gelelim farklı lezzetlerin izini süren gezginleri en çok ilgilendiren konuya… St. Petersburg’a gidip geleneksel Borsch çorbasını, Tavuk Kievski ve Beef Stroganoff’u tatmadan dönmek olmaz. Borsch çorbası sadece St. Petersburg’a ve Rusya’ya özel bir yemek değil, zorlu geçen kış koşulları ve kısa yaz dönemi nedeni ile Ukrayna ve Romanya’da da bolca tüketilen bir çorba. Yazın soğuk, kışın sıcak servis edilen bu çorbanın olmazsa olmazı ise can alıcı rengi ile pancar. Gittiğiniz restoranlarda siz de deneyebilirsiniz. Bol sebzeli bu çorbanın oldukça doyurucu olduğunu da hatırlatalım. St. Petersburg’da lezzetli örneklerini deneyebileceğiniz diğer bir yemek olan Beef stroganoff’un isminin Rusya’nın önemli ailelerinden Stroganovlar’dan geldiği söylenmektedir. Hikayelerden biri de ailenin verdiği bir davette tüm misafirlere yetecek kadar biftek olmadığı ortaya çıkınca evin aşçısının yemeği bu tarif ile çoğalttığı üzerine…
Şeker Bayramı için siz de serin bir alternatif arıyorsanız. St. Petersburg’un en güzel zamanını kaçırmamalısınız!

St. Petersburg’a nasıl giderim derseniz, Vip Turizm’in St. Petersburg turlarına göz atarak başlayabilirsiniz.

 

Leave a comment